ÇATURANGA

2011-08-16 11:14:00

Hose Luis 22 yaşında zeki bir İspanyol genci idi. Tıp tahsili yapıyordu, 6 lisan biliyordu ve satrancı da çok güzel oynuyordu. Kendisiyle bir gençlik kampında tanışmıştık. Satrançta iddialı olan bazı arkadaşlarla maçlar yapar ve daima o kazanırdı. O akşam en iddialı rakibi olan Çekoslavakyalı bir arkadaşla satranca başladılar. Benimle birlikte iki kız arkadaş da oyunu seyrediyordu. Satrancı ben ilk defa, Hacettepe Hastanesinin yanındaki parkta bulunan öğrenci kafeteryasında biraz öğrenmiştim. Bir öğle yemeğinden sonra masada otururken, pek tanımadığım bir arkadaş satranç oynamayı teklif etmişti. Ben satranç bilmem dediydim. - Olsun gel ben sana öğreteyim. Kafeteryanın formika masalarında satranç kareleri bulunuyordu ve yemeklerden sonra meraklıları oynuyordu. Orada biraz temel kuralları öğrendikten sonra, bir satranç takımı alıp yurda götürmüştüm. Oda arkadaşım bunu niçin aldın diye sorduydu. - Biraz öğrettiler hoşuma gitti sanırım devam ederim, dediydim. -Ver bak arkasına birşey yazacağım dedi ve satranç tahtasının arkasına " Bu oyun dostu dosta düşman eder" diye yazdıydı. Daha sonra bir süre arkadaşlarla satranç oynamış ve hatta Biritanica Ansiklopedisinden temel kuralları ve meşhur açılışları çalışmıştım. Strançta iddialı genç oynadıkça heyecanlanıyor, ellerini ovuşturuyor ve bütün dikkatini oyuna veriyordu. Hose ise oldukça sakindi, ara sıra bize dönerek oyunla ilgili yorumlar yapıyordu. Ama yorumları ve davranışları oldukça ukelaca idi ve biz seyircilerin canını sıkıyordu. Oyunu yine o kazandı ve herkese yine havasını attı. Çekoslavak genç salonu terketti, sanırım üç seyircinin de içinden bu defa o yenseydi keşke dileği geçiyordu. Pek fazla ümitli... Devamı

KALPLERE VUR BİR ZIMBA

2011-07-19 13:35:00

Devamı

TRABZON DOLAYLARINDAN

2011-07-18 14:03:00

Birşeyler yazmam gerekiyor, eskiye dair. Öğrencilik yıllarımdaki hatıralar olabilir ama bunu daha sonra düşünürüm. Çalışma hayatımla ilgili ilginç olayları yazsam belki zülfiyare dokunur. En iyisi Trabzon dolaylarından bazı şeyler yazayım dedim, trabzonun foklor hayatına katkısı olur belki. Zaman oldukça ve aklıma geldikçe bu konuda eklemeler yapacağım sanırım. Trabzon dolaylarında kullanılan unutulmuş veya unutulmamış bazı kelime ve deyimlere de yer vereceğim, anılara ve fıkralara da. İlk aklıma gelen "çakal ossuruğu". Anlamı= çimenlerde çıkan yabani mantar. İkincisi "guguvaga". Anlamı= yenilen çayır mantarı. Şimdi bir fıkra denemesi:  Doktor Temele her gün bir tansiyon hapı kullanmayı önermiş. Temel de doktorun tavsiyesine uyuyormuş. Bir gün hapı sol eline alıp sağ elindeki bardağı çeşmeden su doldurmuş ve içmiş. Daha sonra sol elindeki hapın hala elinde durduğunu görünce, -....................................................................................................., demiş. Boşluğa en uygun cümleyi bakalım kim bulacak. ÇAKAL OSSURUĞU Pazar yerindeki dükkanında satılmak üzere Samsunlu bir üretiçi biradere bir miktar kültür mantarı bırakır. O sırada geçmekte olan bir köylümüz seslenir, - Ula Saffet bu kadar çakal ossuruğunu nerden topladın? Devamı

TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER

2008-04-10 19:53:00

Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Önemi   Dünyada 750 bin ila 1 milyon arasında bitki taksonu bulunduğu tahmin edilmekte olup, bugün gıda olarak yetiştirilen kültür bitkileri sayısı 3 bin civarındadır. Buna karşın doğada yetişen ve doğrudan doğruya gıda ya da tıbbi olarak kullanılan doğal bitkilerin sayısı 20 bin civarındadır.   Ülkemizde mantar, yosun ve eğrelti gibi basit organizmalı bitkiler de dahil olmak üzere tüm otsu ve odunsu bitkilerin sayısı 12.000’in üstündedir. Bunlardan 800–900 kadarı ağaç ve çalı türlerini oluşturur. Ancak, gerek dünyamızda, gerekse ülkemizde doğal olarak yetişen birçok otsu ve odunsu bitkilerin artan plansız aşırı yararlanmalar sonucu yok olma tehlikesi altında olduğu söylenebilir.   Bununla birlikte çoğu, kara ekosistemlerinin önemli unsurlarından olan bu otsu ve odunsu bitkilerin son yıllarda bilimsel anlamda korunması, geliştirilmesine yönelik bilimsel araştırmalar da yapılmaktadır.   Sürdürülmekte olan bu araştırma çalışmalarıyla da görülmüştür ki; çalışmalar sadece kara ekosistemlerinin bu önemli unsurlarını korumakla kalmamakta, aynı zamanda bu unsurların insanın sağlıklı yaşamında da önemli rollerinin sürdürülebilirliği de güvence altına alınmaktadır.   Bitkilerden elde edilen ürünler, başta tıp ve eczacılık olmak üzere kimya, boya, kozmetik gibi değişik sanayi alanlarında kullanılmaları ve çeşitli gıda ve besin değerleri taşımaları dolayısıyla da önemleri bir kat daha artmaktadır.   Türkiye’de orman, çayır ve meralarda doğal olarak yetişen birçok ağaç, çalı ve otsu bitkilerin kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum ve kökleri, değişik endüstriyel alanlarda ve gıda olarak değerlendirilmektedir.   Tıbbi ve aromatik bitkiler bugüne değin, gerek ülkemizde, gerekse dünyada birçok araştırmacı ve bilim adamının araştırma ve incelemelerine konu olmuştur. Türkiye’de yetişen yaklaşık 10 bin bitki türünden ancak 500’ünün tedavi amaçlı kullanıldığı bilinmektedir. &nbs... Devamı

yine iklim değişikliği

2006-04-13 12:06:00

  YİNE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ Okyanus çamurundan alınan numuneler üzerinde yapılan çalışmalarla okyanus sıcaklıklarının en uzun süreli ve sürekli kayıtları elde edilmiştir. Beş milyon yıllık kayıtlar, Doğu Ekvatoral Pasifik ve Güney Amerika kıyılarında serin su akımının küresel iklimde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Bu serin su akımı, Peru kıyıları, Şili ve Ekvator'da verimli balık avlama bölgeleri oluşturur. Ayrıca rüzgârın etkileşimi ile El Nino gibi olaylara sebep olur. Araştırmalar, 5 milyon sene önce yüzey sıcaklığının 27 derece C, bugün ise 23 derece C olduğunu ve yaklaşık bir milyon yılda bir derecelik soğuma oluştuğunu ortaya koymuştur. Bulgular, 3 milyon yıl önce kuzey enlemlerdeki hızlı buzullaşmanın küresel iklimin değişimiyle oluştuğu fikri yerine, buzullaşmanın uzun vadeli serinlemeyle oluştuğunu göstermektedir. Yeryüzünden derinlere doğru yapılan numune alımlarıyla dünya tarihi hakkında birçok bilgiler elde edilmektedir. İklim değişikliği bilgilerini bulmak için mikroskobik okyanus organizmalarının fosillerindeki oksijen değişimine bakılmaktadır. Sıcaklık değişimine göre algler farklı yapılanmalar göstermekte olup, her farklı numune ile geçmişteki yüzey sıcaklıkları tespit edilmektedir. Sonuç olarak 5 milyon yıllık zaman çizgisi, pratik bir kullanıma sahip olup, gelecekteki iklim değişikliğini tahmin için bilgisayar simülasyon modelleri kullanılarak sera gazı artışlarının küresel ısınmaya etkileri hesaplanarak iklim değişikliği daha iyi anlaşılabilir. NOT: Ağaçlardan alınan numunelerin C14 yöntemi ile yapılan analizlerinden geçmişteki iklim kayıtlarını elde eden bir çalışma önceki yıllarda ODTÜ’de yapılmıştı... Devamı

DOĞA KORUMA

2006-02-28 10:30:01

Doğa korumanın amacı ve önemi Doğal ve biyolojik kaynakların yoğun kullanımı artık ayrıntılarıyla bilinen birçok ekolojik ve ekonomik sorunu da beraberinde getirmektedir. Hayatın varlığını tehdit eder boyuta ulaşan bu sorunlar içerisinde herkesin fikir birliğine vardığı en temel konu; küresel ölçekte temiz hava, temiz ve yeterli su kaynaklarının gittikçe azalması ve gıda güvenliğinin tehlikeye girmesidir. Gıda ve su güvenliğinin sağlanmasındaki temel dayanak ise ekosistemlerin ve biyolojik çeşitliliğin (gen kaynaklarının) korunmasıdır.   Biyolojik çeşitliliğin ve ekosistemlerin korunmasında geliştirilen yöntemler iki ana program biçimindedir. Bunlar; genetik çeşitliliğin gen bankalarında (yeri dışında koruma/ex-situ) saklanması, diğeri ise doğa koruma alanlarının belirlenmesi ve yönetimidir (yerinde koruma/in-situ). Bu amaçla birçok uluslar arası program ve sözleşmeler hızla uygulamaya konulmuştur. Özellikle Rio Konferansı sonrasında imzalanan; Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi, İklim Değişikliği ve Çölleşme ile Mücadele Sözleşmeleri doğa koruma alanlarına ve milli parklara bakış açısını temelden değiştirmiştir.   Yerinde koruma yöntemleri içerisinde en yaygın olarak kullanılan ve Dünya Koruma Birliği (IUCN) tarafından geliştirilen Koruma Alanları Yönetim Kategorileri içinde de yer alan ve ülkemizde uygulama alanı bulan en önemli Doğa Koruma Alanları; Mutlak doğa koruma alanları(tabiatı koruma alanları), milli parklar, peyzaj koruma alanları(tabiat parkıları), tabiat anıtları, habitat/tür yönetim alanları(yaban hayatı koruma alanları) ve biyosfer rezerv alanlarıdır.   Yerinde koruma yöntemleri içerisinde en yaygın olarak kullanılan doğa koruma alanı statülerinden birisi de tabiatı koruma alanlarıdır.   Bilimsel kurallara göre belirlenen doğa koruma alanlarının devamlılığının sağlanması için öncelikli olarak bu alanların özel yapılarını dikkate alan ve güncel toplum istekleriyle bir denge sağlamanın aracı olan yönetim planlarının yapıl... Devamı

İrfan REİS

2006-02-28 10:36:00

    İrfan REİS Orman Endüstrisi Yük.Müh. E-Adres: irfanreis@yahoo.com     UZMANLIK ALANLARI: 1-Orman Ürünleri ve Yan Ürünleri 2-Ormancılık Araştırmaları 3-Orman Yangınlarıyla Mücadele 4-Sistem Analizi 5-Ormancılık Yasaları 6-Dağlık Orman Yönetimi 7-Ormanlar ve İklim Değişikliği 9- Korunan Alanlar Planlaması ve Yönetimi 10-Dünya Bankası Satınalma Usulleri 11-Mülkiyet Hakları 12-Uluslararası Anlaşmalar             13-Standardizasyon 14- e-comminication ÇALIŞTIĞI PROJELER -Yenilebilir Mantar Üretimi-Araştırmacı -İş Zaman Analizleri-Araştırmacı -Dağlık Ormanların Yönetimi-Konu Koordintörü -Ormanlar ve İklim Değişikliği-Konu Koord. -Sürdürülebilir Alan Planlaması ve Korunan Alanlar (UNDP-FAO)-Proje Koordintörü -Biyolojik Çeşitlik ve Doğal Kaynak Yönetimi (GEF-2 Projesi)-Satınalma Sorumlusu, Koord. Yrd.   BİLİMSEL ÇALIŞMALARI 1986 yılında Oxford Ormancılık Enstitüsünde 6 ay süre ile Sistem Analizi ve Ormancılıkta Bilgisayar Kullanımı üzerinde çalışmalar yapmış, Çevresel Etki Değerlendirme, Dünya Bankası Satınalma Usulleri ve ormancılıkla ilgili çeşitli  uluslararası toplantılara katılmış, ABD, Ürdün, Almanya ve İsviçre korunan alanlarında teknik inceleme gezilerine katılmıştır. Ormancılığın çeşitli konularında yayınlanmış 30’un üzerinde telif ve tercüme makaleleri bulunmaktadır. ... Devamı